Gülbahar Hatun Kimdir? Yavuz Sultan Selim’in Annesi
Gülbahar Hatun kimdir? Yavuz Sultan Selim’in annesi; kökeni üzerine efsaneler, Trabzon yılları, II. Bayezid’e yazdığı sitem dolu mektup ve türbesi.
Gülbahar Hatun, II. Bayezid’in eşi ve Yavuz Sultan Selim’in annesidir. Saraya bir cariye olarak girdiği kabul edilir; hayatı, kökeni ve kimliği hakkında anlatılanlar ise Osmanlı hanedan tarihinin en çok tartışılan konularından biridir. Oğlu Selim’in Trabzon sancak beyliği yıllarında onun yanında yaşadı, Trabzon’da öldü ve orada adına yapılan cami ile türbesi bugün de ayaktadır.
Bir cariyenin yükselişi
- yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı şehzadeleri, sancaklarda yanlarında anneleriyle birlikte görev yapardı. Gülbahar Hatun, Amasya’da sancak beyi olan Şehzade Bayezid’in sarayında yer aldı ve 1470 civarında Selim’i doğurdu. Şehzade annesi olmak, haremde bir kadının ulaşabileceği en önemli konumdu: oğlu bir gün tahta çıkarsa, annesi sarayın en saygın kadını olacaktı. Bu yüzden şehzade anneleri, oğullarının eğitimi, güvenliği ve geleceği için büyük çaba gösterirdi.
Kökeni: efsane ve iddialar
Gülbahar Hatun’un nereden geldiği konusunda birbirinden çok farklı anlatılar vardır. Bir efsane onu kayıp bir Fransız prensesi olarak gösterir; bu anlatının tarihî bir dayanağı bulunmaz. Başka iddialar, onun Anadolu’dan, örneğin Tokat çevresinden bir Türk ailesine mensup olduğunu ileri sürer. Bir diğer karışıklık da Selim’in annesinin, II. Bayezid’in Dulkadiroğulları hanedanından evlendiği Ayşe Hatun ile karıştırılmasıdır. Arşiv kayıtlarında geçen “binti Abdullah” ifadesi ise, Müslümanlığı sonradan kabul etmiş kişiler için kullanıldığından, onun cariye kökenli olduğunu düşündüren önemli bir ipucudur.
Trabzon yılları
Selim genç yaşta Trabzon sancak beyliğine atandı ve Gülbahar Hatun da oğlunun yanında Trabzon’a gitti. Trabzon, o dönemde Safevilerin yükselişine ve Kafkasya’ya bakan önemli bir sınır sancağıydı. Selim burada, ileride padişah olarak izleyeceği doğu politikasının ilk deneyimlerini edindi. Annesi ise bu yıllarda oğlunun sarayındaki düzeni yönetti ve hayır işleriyle tanındı.
Sitem dolu bir mektup
Gülbahar Hatun’un en çok bilinen belgesi, eşi II. Bayezid’e yazdığı bir mektuptur. Bu mektupta padişaha, oğlunu ve kendisini uzun zamandır görmediğini, onlarla ilgilenmediğini sitemli bir dille anlatır. Mektup, Osmanlı haremindeki kadınların duygularını doğrudan kendi sözleriyle bize ulaştıran ender metinlerdendir. Aynı zamanda bir şehzade annesinin, oğlunun geleceği için padişahın ilgisini canlı tutmaya ne kadar önem verdiğini gösterir.
Ölümü ve mirası
Gülbahar Hatun, oğlu Selim henüz şehzadeyken, 1500’lerin başında Trabzon’da öldü. Yani oğlunun 1512’de tahta çıktığını göremedi ve “valide sultan” unvanını hayattayken taşımadı. Yavuz Sultan Selim padişah olduktan sonra annesinin anısına Trabzon’da bir cami yaptırdı; Gülbahar Hatun Camii ve hemen yanındaki türbe bugün de şehrin önemli tarihî yapıları arasındadır. Osmanlı haremindeki kadınların güç ve hayatta kalma mücadelesini Gözde Olmak yazımızda daha geniş bir çerçevede anlattık.
Kaynakça ve okuma önerileri
- M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları
- Leslie P. Peirce, Harem-i Hümayun: Osmanlı İmparatorluğu’nda Hükümranlık ve Kadınlar