Devlet Hatun Kimdir? Çeyiziyle Gelen Şehirler ve Bir Sır
Germiyanoğlu Devlet Hatun’un 1381’de Yıldırım Bayezid’le evliliği: çeyiz olarak gelen Kütahya, Simav ve Tavşanlı, düğün ve Çelebi Mehmed’in annesi tartışması.
Devlet Hatun, Germiyanoğulları Beyliği’nin hükümdarı Süleyman Şah’ın kızıdır ve 1381’de, Sultan I. Murad’ın oğlu Şehzade Bayezid’le, yani ileride Yıldırım Bayezid olarak tanınacak hükümdarla evlendi. Bu evlilik, Osmanlı’ya bir savaş yapmadan Germiyan topraklarının önemli bir bölümünü kazandırdı. Ancak Devlet Hatun’un hikâyesi bir düğünle bitmez: Osmanlı’yı Fetret Devri’nden çıkaran Çelebi Mehmed’in annesinin gerçekten bu prenses olup olmadığı, tarihçilerin hâlâ tartıştığı bir sorudur.
Germiyanoğulları ve hayatta kalma stratejisi
- yüzyılın ikinci yarısında Anadolu’da birçok beylik vardı ve bunların arasında Osmanlılar hızla güçleniyordu. Merkezi Kütahya olan Germiyanoğulları, batı Anadolu’nun köklü beyliklerinden biriydi; ancak hem Karamanoğulları’nın hem de Osmanlı’nın baskısı altındaydı. Süleyman Şah, kızını Osmanlı şehzadesine vererek beyliğini güçlü bir müttefike bağlamayı seçti. Kızının çeyizi olarak da topraklarının bir kısmını Osmanlı’ya bıraktı. Böylece Kütahya, Simav, Eğrigöz ve Tavşanlı, savaşsız şekilde Osmanlı’ya geçti.
Sultan Murad’ın hesabı
Bu evlilik Osmanlı açısından da büyük bir kazançtı. I. Murad döneminde Osmanlı, Rumeli’de hızla genişlerken Anadolu’da kan dökmeden güç kazanmayı da önemsiyordu. Evlilik yoluyla elde edilen topraklar, Osmanlı’nın Anadolu’nun içlerine doğru uzanmasını sağladı ve Karamanoğulları gibi rakipler karşısında stratejik bir avantaj yarattı. Benzer yöntemler başka beyliklerle ilişkilerde de kullanıldı: alım, evlilik ve ittifak, bu dönemde savaş kadar etkili araçlardı.
Görkemli bir düğün
Osmanlı kroniklerinden Âşıkpaşazâde, bu düğünü ayrıntılı biçimde anlatır. Düğüne komşu beyliklerden ve Memlük sultanından elçiler geldiği, Rumeli uç beylerinden Evrenos Bey’in getirdiği hediyelerin herkesi şaşırttığı aktarılır. Kroniklerin bu düğünü bu kadar ayrıntılı anlatması, evliliğin dönemin siyaseti açısından ne kadar önemli görüldüğünü gösterir.
Büyük çelişki: “binti Abdullah”
Geleneksel anlatıda Devlet Hatun, Çelebi Mehmed’in annesi olarak kabul edilir. Ancak Çelebi Mehmed’in vakfiyeleri gibi arşiv belgelerinde annesinin adı “Devlet Hatun binti Abdullah” şeklinde geçer. Osmanlı belgelerinde “Abdullah kızı” ifadesi genellikle Müslümanlığı sonradan kabul etmiş, çoğu zaman cariye kökenli kadınlar için kullanılırdı. Halil İnalcık ve M. Çağatay Uluçay gibi tarihçiler bu çelişkiye dikkat çekmiştir. Bu durumda iki ihtimal öne çıkar: Ya Germiyan prensesi ile Çelebi Mehmed’in annesi aynı adı taşıyan iki farklı kadındır, ya da kayıtlarda farklı bir uygulama söz konusudur.
Meçhul bir hayatın izleri
Devlet Hatun’un hayatının sonraki yıllarına dair bilgiler azdır. Mezarı konusunda da kesin bir bilgi yoktur. Ama kesin olan şudur: Germiyan prensesinin çeyiziyle gelen şehirler, Osmanlı’nın Anadolu’daki büyümesinde önemli bir halka oldu. Yıldırım Bayezid’in sonraki hikâyesini, 1402’deki Ankara Savaşı yazımızda ve oğlu Çelebi Mehmed’in Osmanlı’yı yeniden birleştirdiği Fetret Devri yazımızda bulabilirsin.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Ev. VKF., Dosya no:6, Gömlek no:53, (23 R 825).
- Cevdet Evkaf, no: 16933. Çelebi Sultan Mehmed Vakfiyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi
- Atatürk Kitaplığı İstanbul Kitaplığı Bölümü, Muallim Cevdet, Fermanlar, nu:5.
- Ahmed Eflâkî, Âriflerin Menkıbeleri, çev. Tahsin Yazıcı, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1989.
- Ahmed Tevhid, “Rum Selçukî Devleti’nin İnkirazıyla Teşekkül Eden Tavâif-i Mülûkdan Kütahya’da Germiyân Beyleri”, Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası, cüz: 8, 1 Haziran 1327, ss. 505-513.
- Âşık Paşazâde, Tevârîh-i Âl-i Osman
- Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul 1983.
- Uluçay, M. Çağatay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, İstanbul 2011.
- Yinanç, Mükrimin Halil, “Bâyezid I”, İslâm Ansiklopedisi, II, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Eskişehir 1997, ss. 369-392