Kanto’dan Pop’a: Türkiye’de Popüler Müziğin 100 Yıllık Tarihi
Kanto’dan pop’a Türkiye’de popüler müziğin tarihi: Pera sahneleri, Türkçe tango, aranjman, Anadolu pop, arabesk, özgün müzik ve 1990’ların pop patlaması.
Bir ülkenin toplumsal ve siyasi dönüşümü, bazen en iyi şarkılarında okunur. Türkiye’de popüler müziğin yüz yılı aşkın hikâyesi, Osmanlı’nın son döneminde Pera sahnelerinde başlayan kantolardan bugünün çok türlü müzik dünyasına uzanır. Her dönemin müziği; şehirleşmeyi, göçü, Batı ile ilişkiyi, siyasi gerilimleri ve gençlerin hayallerini yansıtır.
Kanto: Pera sahnelerinin eğlencesi
Kanto, 19. yüzyılın sonunda İstanbul’un Pera semtindeki tiyatro ve kabarelerde doğdu. İtalyan opereti etkileri taşıyan, hareketli ve esprili şarkılardan oluşan kanto, önce gayrimüslim, sonra Müslüman kadın sanatçıların sahneye çıkmasıyla büyük ilgi gördü. Dönemin muhafazakâr çevreleri tarafından “açık saçık” bulunsa da kanto, İstanbul halkının en sevdiği eğlencelerden biri oldu ve taş plakların yayılmasıyla geniş kitlelere ulaştı.
Türkçe tango ve Cumhuriyet’in ilk yılları
1920’ler ve 1930’larda tango dünyada olduğu gibi Türkiye’de de moda oldu. Necip Celal Andel ve Fehmi Ege gibi bestecilerin Türkçe sözlü tangoları büyük beğeni topladı. Cumhuriyet’in kültür politikası Batı müziğini teşvik ediyordu; 1930’ların ortasında radyoda alaturka müziğin bir süre yasaklanması, bu politikanın tartışmalı örneklerinden biri olarak hatırlanır. Radyonun bu dönemdeki rolünü Türkiye’de radyonun tarihi yazımızda anlattık.
Aranjman ve “Küçük Amerika” rüyası
1950’lerde Türkiye Batı ittifakına katıldı ve Amerikan kültürü filmler ve plaklar aracılığıyla şehirlere yayıldı. 1960’larda yabancı şarkıların Türkçe sözlerle söylendiği “aranjman” dönemi başladı. Bu şarkılar, Türkçe pop müziğin ilk örnekleri olarak kabul edilir ve büyük şehirlerdeki gençlerin değişen yaşam tarzını yansıtır.
Anadolu pop ve 1970’lerin politik müziği
1960’ların ortasında düzenlenen bir müzik yarışması, gençleri halk müziğini rock ve pop ile birleştirmeye teşvik etti. Böylece “Anadolu pop” doğdu. Cem Karaca, Barış Manço, Erkin Koray ve Moğollar gibi isimler, türküleri elektro gitarlarla yeniden yorumladı. 1970’lerin siyasi gerginliği müziğe de yansıdı: şarkılar toplumsal adaletsizlik, işçilik ve göç gibi temaları işledi. Aynı yıllarda büyük şehirlere göç eden kitlelerin duygularını anlatan arabesk müzik hızla yükseldi.
1980’ler: Sezen Aksu, MFÖ ve özgün müzik
1980 askerî darbesinin ardından gelen dönemde müzik, hem yeni bir pop dilinin hem de dolaylı bir muhalefetin alanı oldu. Sezen Aksu, Türkçe popun söz ve beste anlayışını değiştiren en önemli isimlerden biri olarak öne çıktı. MFÖ’nün esprili ve modern şarkıları geniş kitlelere ulaştı. “Özgün müzik” denen akım ise toplumsal ve siyasi temaları işleyen şarkılarla kendine ayrı bir dinleyici kitlesi oluşturdu.
1990’lar: Pop patlaması
1990’ların başında özel televizyon ve radyoların yayına başlaması, müzik piyasasını tamamen değiştirdi. Video klipler, müzik kanalları ve yüksek satışlı albümlerle Türkçe pop altın çağını yaşadı. Tarkan’ın uluslararası başarısı, Türkçe popun sınırların ötesine taşınabileceğini gösterdi. Bu dönemde pek çok yeni ses ve tarz ortaya çıktı.
Bugün: türlerin buluştuğu bir çağ
Bugün dijital platformlar sayesinde rap, rock, pop, elektronik ve geleneksel müzik iç içe geçiyor. Türlerin sınırları belirsizleşse de her kuşak kendi dönemini en iyi anlatan şarkıları bulmaya devam ediyor. Kantodan bugüne uzanan bu hikâye, Türkiye’nin modernleşme serüveninin duygusal arşivi gibidir. Bir başka popüler kültür hikâyesi için Galatasaray’ın tarihi yazımıza göz atabilirsin.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Cemal Ünlü, Git Zaman Gel Zaman: Fonograf, Gramofon, Taş Plak
- Murat Meriç, Pop Dedik Bu İşe