Dünya Tarihi

Marie Antoinette Kimdir? Versay’dan Giyotine Bir Kraliçe

Marie Antoinette kimdir? Viyana’dan Versay’a gelen kraliçenin evliliği, “Madame Déficit” lakabı, Varennes kaçışı, yargılanması ve giyotinle idamı.

Yazan: · · Güncellendi: · 2 dk okuma

Marie Antoinette, Fransa Kralı XVI. Louis’nin eşi ve Fransız Devrimi’nin en tartışmalı figürlerinden biridir. Avusturya’nın güçlü imparatoriçesi Maria Theresia’nın kızı olarak doğdu, on dört yaşında Fransa’ya gelin gitti ve 1793’te, otuz yedi yaşındayken giyotinle idam edildi. Hayatında ve ölümünden sonra hakkında söylenenler, onu kimi zaman lüksün ve kayıtsızlığın sembolü, kimi zaman da devrimin günah keçisi hâline getirdi.

Viyana’dan Versay’a

Marie Antoinette 1755’te Viyana’da doğdu. Avusturya ile Fransa arasındaki eski düşmanlığı sona erdirmeye yönelik ittifakın bir parçası olarak, 1770’te Fransız veliahtı Louis-Auguste ile evlendirildi. Genç gelin, katı kuralları olan Versay Sarayı’nda yabancı bir prenses olarak hayata başladı. Saray çevresinde ona “Avusturyalı” denmesi, baştan beri taşıdığı güvensizliğin işaretiydi.

Zıt karakterler ve veliaht sorunu

Louis 1774’te XVI. Louis adıyla tahta çıktığında Marie Antoinette kraliçe oldu. Sessiz ve çekingen bir kral ile hareketli, eğlenceyi seven bir kraliçe arasındaki fark, sarayda sık sık dedikodu konusu oldu. Çiftin evliliklerinin ilk yedi yılında çocukları olmaması, kraliçenin konumunu zayıflattı ve hakkında söylentilerin yayılmasına yol açtı. İlk çocukları ancak 1778’de dünyaya geldi.

Moda, harcamalar ve “Madame Déficit”

Marie Antoinette, moda tutkusu, kumar masaları ve Versay’daki Petit Trianon’da kendine kurduğu özel dünyasıyla tanındı. Fransa’nın mali durumu ise savaşlar ve vergi düzenindeki adaletsizlik yüzünden zaten çok kötüydü. Kraliçenin harcamaları bütçe açığının asıl nedeni olmasa da onun sembolü hâline geldi ve ona “Madame Déficit”, yani “Bayan Açık” lakabı takıldı. Ona atfedilen “Ekmek yoksa pasta yesinler” sözünü ise aslında hiç söylemediği bilinir; söz, ondan önce de dolaşan bir anekdottur.

1789: Devrim başlıyor

1789 yılı kraliçe için hem kişisel hem siyasi bir felaket yılı oldu. Haziran’da büyük oğlu, veliaht Louis-Joseph hastalık nedeniyle öldü; ülke ise siyasi krizle meşgul olduğu için bu kayıp neredeyse fark edilmedi. 14 Temmuz’da Bastille’in alınmasıyla devrim başladı. Ekim’de Paris’ten Versay’a yürüyen kalabalık, kraliyet ailesini Paris’e, Tuileries Sarayı’na taşınmaya zorladı. Kraliçenin bu günlerde öfkeli kalabalığın karşısında balkona çıkması, onun soğukkanlılığının bilinen örneklerinden biridir.

Varennes kaçışı ve savaş

Haziran 1791’de kraliyet ailesi kılık değiştirerek Paris’ten kaçmaya çalıştı; ancak Varennes kasabasında tanınarak yakalandı ve Paris’e geri getirildi. Bu girişim, kralın devrime ihanet ettiği düşüncesini güçlendirdi. 1792’de Fransa’nın Avusturya’ya savaş açması, Avusturyalı kraliçeyi halkın gözünde düşmanın ajanı hâline getirdi. Ağustos 1792’de monarşi düştü, aile hapsedildi ve XVI. Louis Ocak 1793’te giyotinle idam edildi.

Devrim Mahkemesi ve idam

Ekim 1793’te Devrim Mahkemesi’nde yargılanan Marie Antoinette, aralarında oğluna kötü muamele etmek gibi çirkin bir iftiranın da bulunduğu ağır suçlamalarla karşılaştı. Kraliçe bu suçlamaya, salondaki annelere seslenerek cevap verdi; bu an, kendisine karşı olanları bile etkiledi. 16 Ekim 1793’te Paris’te, açık bir arabayla meydana götürülerek giyotinle idam edildi.

İsimsiz bir mezardan efsaneye

Marie Antoinette’in cesedi önce isimsiz bir mezara gömüldü; 1815’te monarşinin geri dönmesiyle kalıntıları Saint-Denis Bazilikası’na taşındı. Bugün tarihçiler onu ne yalnızca savurgan bir kraliçe, ne de masum bir kurban olarak görür: kendi döneminin kurallarıyla yetişmiş, değişen dünyayı geç fark etmiş ve devrimin öfkesinin hedefi olmuş trajik bir figür.

Kaynakça ve okuma önerileri

  1. Antonia Fraser, Marie Antoinette: The Journey
  2. Stefan Zweig, Marie Antoinette

Okumaya devam

Diğer yazılar

Dünya Tarihi · Resmi Tarih ·

Nazi Altınları Nereye Gitti? Kayıp Altın Treni Efsanesi

Nazi Almanyası’nın yağmaladığı altınlar nereye gitti? İsviçre’nin rolü, Merkers madeni, Toplitz Gölü ve 2015’te Polonya’da aranan kayıp altın treni efsanesi.