Nurbanu Sultan Kimdir? II. Selim’in Ölümünü Gizleyen Valide
Nurbanu Sultan kimdir? II. Selim’in eşi, III. Murad’ın annesi; padişahın ölümünü gizlemesi, Venedik diplomasisi ve Atik Valide Külliyesi’yle güçlü bir valide.
Nurbanu Sultan, II. Selim’in hasekisi ve III. Murad’ın annesidir. Oğlunun tahta çıktığı 1574’ten ölümüne kadar “valide sultan” olarak sarayın en etkili isimlerinden biri oldu. Padişah II. Selim öldüğünde ölümü günlerce gizleyerek oğlunun tahta sorunsuz geçmesini sağlaması, Venedik’le yürüttüğü diplomasi ve Üsküdar’da Mimar Sinan’a yaptırdığı külliye, onu “Kadınlar Saltanatı” denen dönemin kurucu figürlerinden biri yapar.
Kökeni ve saraya gelişi
Nurbanu’nun kökeni tartışmalıdır. Bir görüşe göre Venedikli soylu bir aileden gelir; başka araştırmacılar ise Ege adalarından gelen bir Rum ya da farklı bir kökenden olduğunu savunur. Kesin olan, genç yaşta esir olarak Osmanlı sarayına geldiği ve Şehzade Selim’in sarayında yetiştiğidir. Şehzade Selim’in hasekisi oldu ve 1546’da, ileride III. Murad olarak tahta çıkacak olan oğlunu doğurdu. Hürrem Sultan’ın gelini olarak, saraydaki güç ilişkilerini çok yakından öğrendi.
Buzlar içindeki sır
Aralık 1574’te II. Selim Topkapı Sarayı’nda öldüğünde, veliaht Şehzade Murad Manisa’daydı. Osmanlı’da padişahın ölümüyle yeni padişahın tahta oturması arasındaki boşluk tehlikeliydi: askerin ayaklanması ya da başka bir şehzadenin harekete geçmesi mümkündü. Nurbanu, sadrazam Sokollu Mehmed Paşa ile birlikte ölümü gizledi. Anlatılara göre padişahın naaşı, bozulmaması için buzlarla çevrili bir odada bekletildi. Murad İstanbul’a ulaşıp tahta oturduktan sonra ölüm açıklandı. Bu soğukkanlı hamle, Nurbanu’nun devlet işlerindeki ağırlığının ilk büyük göstergesiydi.
Valide sultan ve diplomasi
III. Murad döneminde Nurbanu, oğlunun en yakın danışmanıydı. Venedik elçilerinin raporları, onun Venedik’le ilişkilerde etkili olduğunu ve Venedik’e yakın bir politika izlediğini aktarır. Fransa Kraliçesi Catherine de Médicis ile mektuplaştığı da bilinir. Sarayın iç dengelerinde ise oğlunun hasekisi Safiye Sultan ile rekabeti öne çıkar; Nurbanu’nun, Safiye’nin etkisini azaltmak için padişahın çevresini yönlendirdiği anlatılır.
Atik Valide Külliyesi
Nurbanu’nun en kalıcı eseri, Üsküdar’da Mimar Sinan’a yaptırdığı Atik Valide Külliyesi’dir. Cami, medrese, darüşşifa, imaret ve hamamdan oluşan bu büyük külliye 1583 civarında tamamlandı. Caminin iki minareli oluşu dikkat çekicidir; Osmanlı’da birden fazla minareli cami yaptırmak padişahlara özgü bir ayrıcalık olarak görülürdü. Vakfiyesi de ilginç ayrıntılar içerir: darüşşifada çalışacak hekimlerin görevlerini aksatmamaları için uyarıldığı, bu uyarının dinî bir dille, “ahiret azabı” hatırlatılarak yapıldığı görülür.
Ölümü ve mirası
Nurbanu Sultan 1583’te öldü ve Ayasofya’daki II. Selim türbesine defnedildi. Ölümünden sonra “Valide-i Atik”, yani eski valide olarak anıldı. Onun döneminde valide sultanlık, sarayın ve devletin işleyişinde açıkça görülen bir güç merkezine dönüştü. Bu dönüşüm, kendisinden sonra gelen Safiye ve özellikle Kösem Sultan dönemlerinde daha da belirginleşecekti. Haremin bu güç düzenini Gözde Olmak yazımızda ayrıca ele aldık.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Fatma Kaytaz, “Nurbanu Valide Sultan’ın Hayatı ve Şahsiyeti”, Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara 2019, s. 253–263, 270–289, 300–325.
- Leslie P. Peirce, Harem-i Hümayun: Osmanlı İmparatorluğu’nda Egemenlik ve Kadınlar, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2012, s. 130–180, 220–260, 290–330.
- İlhan Şahin, “Nurbânû Sultan”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, c. 33, İstanbul 2007, s. 250–252.
- Maria Pia Pedani, Venedik ve Osmanlı İmparatorluğu, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2011, s. 95–140, 180–210.
- Selânikî Mustafa Efendi, Tarih-i Selânikî, haz. Mehmet İpşirli, c. I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1999, s. 230–245, 310–318.
- Feridun Emecen, Osmanlı Klasik Çağında Saray ve Siyaset, Timaş Yayınları, İstanbul 2018, s. 145–170.