Osmanlı Tarihi

Abdülhamid Döneminde Bir Şantaj Girişimi: Yani Kapoçi Olayı

1901’de Hariciye Nezareti’ne gelen Rumca mektup: Ressam Yani Kapoçi’nin II. Abdülhamid’e dair “sırlar” karşılığında para istemesi ve dönemin jurnal düzeni.

Yazan: · · Güncellendi: · 2 dk okuma

1901 yılında Osmanlı Hariciye Nezareti’ne, yani Dışişleri Bakanlığı’na Rumca yazılmış sıra dışı bir mektup ulaştı. Mektubu yazan, Yani Kapoçi adlı bir Rum ressamdı. Kapoçi, Sultan II. Abdülhamid ve devletin önde gelen isimleri hakkında çok önemli sırlar bildiğini iddia ediyor; bunları açıklamamak karşılığında para ve Paris’te resim eğitimi için destek istiyordu. Osmanlı arşivlerinde izleri bulunan bu olay, II. Abdülhamid döneminin güvenlik kaygılarını ve bürokrasinin işleyişini gösteren ilginç bir örnektir.

Bir ressamın sıra dışı talebi

Kapoçi’nin mektubundaki talep, ilk bakışta mütevazıydı: 150 lira ve Paris’te sanat eğitimi alabilmesi için destek. Ancak bu talebin karşılığında öne sürdüğü şey, padişah ve devlet ricaline ilişkin, kamuoyuna açıklanması hâlinde zarar verebilecek bilgilere sahip olduğuydu. Bu, düpedüz bir şantaj girişimiydi. Mektubun bir devlet kurumuna doğrudan gönderilmesi, Kapoçi’nin ya çok cesur ya da durumu iyi hesaplayamayan biri olduğunu düşündürür.

Abdülhamid döneminde güvenlik ve jurnal

II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık saltanatı, güçlü bir istihbarat ve jurnal düzeniyle anılır. Padişah, kendisine yönelik suikast ve darbe ihtimallerinden derin bir endişe duyuyordu; bu yüzden hakkında söylenen her söz, gelen her ihbar dikkatle inceleniyordu. Jurnal adı verilen ihbar raporları, saraya devlet görevlilerinden olduğu kadar sıradan insanlardan da ulaşabiliyordu. Bu ortamda, padişah hakkında “sır” bildiğini söyleyen birinin mektubu, ne kadar inanılmaz görünürse görünsün, görmezden gelinemezdi.

Paris ve muhalefet

Kapoçi’nin Paris’e gitmek istemesi de dikkat çekicidir. O yıllarda Paris, II. Abdülhamid yönetimine karşı çıkan Jön Türklerin en önemli merkezlerinden biriydi. Muhalif gazeteler burada yayımlanıyor, Osmanlı yönetimini eleştiren yazılar Avrupa basınında yer buluyordu. Osmanlı elçilikleri de yurt dışındaki muhalifleri yakından takip ediyordu. Padişah hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyen birinin Paris’e gitmesi, devlet için ayrıca bir risk olarak görülebilirdi.

Devletin cevabı: Araştırma

Arşiv belgeleri, devletin bu mektubu ciddiye aldığını ve konunun ilgili elçilik aracılığıyla araştırıldığını gösteriyor. Araştırmada Kapoçi’nin kim olduğu, kimlerle bağlantısı bulunduğu ve iddialarının bir dayanağı olup olmadığı soruşturuldu. Bu tür şantaj girişimleri, Osmanlı bürokrasisinin dış dünyadaki tehditleri nasıl değerlendirdiğini ve hangi kanallarla bilgi topladığını anlamak için değerli ipuçları sunar. Olayın ayrıntılarını ve araştırmanın vardığı sonucu videomuzda belgeleriyle anlattık.

Küçük bir olay, büyük bir pencere

Yani Kapoçi’nin mektubu, Osmanlı tarihinin büyük olayları arasında yer almaz. Ancak bu tür küçük hikâyeler, büyük tarih anlatılarının göremediği ayrıntıları gösterir: bir sanatçının hayallerini, bir imparatorluğun korkularını ve devlet ile birey arasındaki tuhaf ilişkiyi. Arşivlerde bekleyen binlerce belge, bu türden pek çok hikâyeyi hâlâ saklıyor. II. Abdülhamid’in hayatının son yıllarını sürgün yazımızda, döneminin büyük krizlerinden birini de 1896 Osmanlı Bankası baskını yazımızda anlattık.

Kaynakça ve okuma önerileri

  1. François Georgeon, Sultan Abdülhamid

Okumaya devam

Diğer yazılar

Osmanlı Tarihi · Resmi Tarih ·

Ahîlik Nedir? Ahîler, Fakılar ve Osmanlı’nın Kuruluşu

Ahîlik nedir? Ahî Evran, fütüvvet geleneği, Şeyh Edebali, İbn Battuta’nın anlattığı ahî zaviyeleri ve fakılar: Osmanlı’nın kuruluşundaki görünmeyen güç.