Granikos Muharebesi: İskender Biga Çayı’nda Nasıl Kazandı?
MÖ 334’te Biga Çayı kıyısında yapılan Granikos Muharebesi: Makedon falanksı, Memnon’un önerisi, nehrin geçilişi ve İskender’in Asya seferinin başlangıcı.
Granikos Muharebesi, MÖ 334 baharında, bugün Çanakkale’nin Biga ilçesinden geçen Biga Çayı’nın kıyısında yapıldı. Henüz 22 yaşındaki Makedon kralı İskender, Asya’ya geçtikten kısa süre sonra Anadolu’daki Pers valilerinin ordusuyla karşılaştı ve kazandı. Bu zafer, Pers İmparatorluğu’nu yıkacak olan büyük seferin ilk halkasıydı. Muharebeyi bugün daha çok üç antik yazarın, Arrianos, Diodoros ve Plutarkhos’un birbirinden farklı anlatımlarından tanıyoruz.
İskender Asya’ya geçiyor
İskender, babası II. Filip’in hazırladığı Pers seferini devraldı. MÖ 334 baharında Çanakkale Boğazı’nı geçerek Anadolu’ya ayak bastı; yanında antik kaynaklara göre otuz bini aşkın piyade ve beş bin civarında süvari vardı. Seferin hemen başında Truva’yı ziyaret etmesi, kendini Homeros’un kahramanlarıyla özdeşleştirdiği şeklinde yorumlanır. Pers kralı III. Dareios ise bu tehdidi başlangıçta Anadolu’daki satraplarına, yani valilerine bıraktı.
Pers tarafı ve Memnon’un önerisi
Pers satrapları ordularını Zeleia yakınlarında topladı. Ordunun içinde, Rodoslu paralı asker komutanı Memnon da vardı. Memnon’un önerisi akıllıcaydı: savaşa girmeden geri çekilmek, ekinleri ve köyleri yakarak İskender’in ordusunu erzaksız bırakmak. Ancak satraplar, özellikle kendi eyaletinin yakılmasına razı olmayan Frigya valisi Arsites, bu öneriyi reddetti. Persler Granikos’un doğu kıyısında, süvarilerini nehrin hemen kenarına dizerek İskender’i beklemeye karar verdi.
Makedon savaş makinesi
İskender’in ordusunun gücü, birbirini tamamlayan birliklerden geliyordu. Uzunluğu altı metreyi aşabilen “sarissa” mızraklarıyla donanmış falanks, sık bir düzen içinde ilerleyerek düşman cephesini yerinde tutuyordu. Asıl darbeyi ise “Hetairoi” denen Yoldaş süvarileri, yani kralın yanında savaşan seçkin Makedon atlıları vuruyordu. Hafif piyade ve okçular da bu ikisi arasındaki boşlukları dolduruyordu.
Şafak mı, gün batımı mı?
Muharebenin nasıl başladığı konusunda kaynaklar ayrılır. Arrianos’a göre İskender nehre öğleden sonra ulaştı; deneyimli komutanı Parmenion sabahı beklemeyi önerdi ama İskender hemen saldırmaya karar verdi. Diodoros ise Makedonların nehri şafakta, Persler fark etmeden geçtiğini anlatır. Modern tarihçiler bu farkı hâlâ tartışır: İskender’in pervasız bir genç mi, yoksa fırsatı kollayan soğukkanlı bir komutan mı olduğu sorusu, kısmen bu ayrıntıya bağlıdır.
Kanlı nehir
Arrianos’un anlattığına göre savaşı, İskender’in bizzat önderlik ettiği süvari hücumu belirledi. Nehrin dik kıyılarında göğüs göğüse bir mücadele yaşandı. İskender bu çarpışmada ölümden döndü: bir Pers soylusunun kılıcını kaldırdığı anda, komutanlarından “Kara” lakaplı Kleitos saldırganın kolunu keserek kralın hayatını kurtardı. Pers süvarileri dağılınca geride, Persler için savaşan Yunan paralı askerleri kaldı. İskender bu askerleri kuşattı; çoğu öldürüldü, hayatta kalan yaklaşık iki bin kişi ise zincire vurularak Makedonya’ya gönderildi.
Kayıplar ve gerçekler
Antik kaynaklar Pers tarafının büyük kayıplar verdiğini, Makedon kayıplarının ise yalnızca birkaç düzine ile birkaç yüz kişi arasında kaldığını yazar. Modern tarihçiler bu rakamları, İskender’in propagandasını yansıttığı için temkinle karşılar. İskender’in zaferden sonra Atina’ya, üzerinde “Lakedemonyalılar hariç Yunanlılar” ifadesinin bulunduğu üç yüz Pers zırhı göndermesi de zaferin aynı zamanda bir siyasi mesaj olarak kullanıldığını gösterir.
Granikos’tan sonra
Granikos’tan sonra Sardes savaşmadan teslim oldu, İyonya kentleri birer birer İskender’in eline geçti. Bir yıl sonra İssos’ta, ardından Gaugamela’da III. Dareios’un ordusu yenildi ve Pers İmparatorluğu çöktü. Biga Çayı kıyısındaki bir bahar günü, dünya tarihinin en hızlı fetihlerinden birinin başlangıcı oldu. Anadolu’daki bu dönemin devamı için Seleukos İmparatorluğu yazımıza göz atabilirsin.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Arrianos, İskender’in Seferi (Anabasis)
- Plutarkhos, Paralel Hayatlar: İskender
- Diodoros, Tarih Kütüphanesi (Bibliotheca Historica), 17. kitap