Dünya Tarihi

Napolyon’un 1812 Rusya Seferi: Büyük Ordu’nun Kışta Çöküşü

Napolyon’un 1812 Rusya seferi neden felaketle bitti? Kıta Ablukası, Borodino, yanan Moskova, Berezina geçişi ve 1941’de Hitler’in tekrarladığı hatalar.

Yazan: · · Güncellendi: · 2 dk okuma

Haziran 1812’de Napolyon, o güne kadar Avrupa’da görülmüş en büyük orduyla Rusya’ya girdi. Altı ay sonra bu ordudan geriye, karlar içinde yürüyen perişan birlikler kalmıştı. Rusya seferi, Napolyon’un düşüşünün başlangıcı oldu. 129 yıl sonra, 22 Haziran 1941’de Hitler’in orduları Sovyetler Birliği’ne saldırdığında, Berlin’de pek çok kişinin aklına ilk gelen de Napolyon’un bu büyük bozgunuydu.

Neden Rusya?

Napolyon 1812’ye gelindiğinde Avrupa kıtasının büyük bölümüne hâkimdi. Ancak İngiltere’yi denizde yenemiyordu. Bu yüzden 1806’da “Kıta Ablukası”nı ilan ederek Avrupa limanlarını İngiliz ticaretine kapattı. Amacı, İngiltere’yi ekonomik olarak boğmaktı. Rusya ise bir süre bu ablukaya katıldıktan sonra, kendi ekonomisini zor durumda bırakan sistemden uzaklaştı ve İngiliz mallarına yeniden kapılarını açtı. Napolyon, Rusya’yı dize getirirse İngiltere’nin son umudunun da kalmayacağını düşünüyordu.

Büyük Ordu Neman’ı geçiyor

Napolyon’un “Büyük Ordu”su, Fransızların yanı sıra Almanlar, Polonyalılar, İtalyanlar ve diğer müttefik halklardan oluşan, yaklaşık 600 bin kişilik bir güçtü. Ordu, 24 Haziran 1812’de Neman Nehri’ni geçerek Rusya’ya girdi. Anlatılara göre sefer öncesinde nehir kıyısını incelerken Napolyon’un atı tökezledi ve imparator yere düştü; çevresindekiler bunu kötü bir işaret olarak yorumladı.

Geri çekilen bir düşman

Napolyon, Rus ordusunu kısa sürede büyük bir savaşa çekip yenmeyi planlıyordu. Ancak Ruslar geri çekilmeyi seçti ve arkalarında yakılmış köyler ve tarlalar bıraktı. Büyük Ordu, ilerledikçe ikmal hatlarından uzaklaştı; sıcak, hastalık ve açlık daha ilk haftalarda on binlerce askerin kaybına yol açtı. Rus ordusu, 7 Eylül 1812’de Moskova yakınlarındaki Borodino’da nihayet savaşı kabul etti. Tek günde on binlerce askerin öldüğü bu savaşın kesin bir galibi olmadı; Kutuzov komutasındaki Rus ordusu düzenli bir şekilde geri çekildi.

Yanan Moskova

Napolyon 14 Eylül’de Moskova’ya girdi. Ancak şehir büyük ölçüde boşaltılmıştı ve kısa süre sonra çıkan yangınlarla şehrin büyük bölümü kül oldu. Napolyon haftalarca Çar I. Aleksandr’dan barış teklifi bekledi; teklif hiç gelmedi. Kış yaklaşırken, 19 Ekim’de Moskova’dan çekilme kararı aldı.

Kış ve Berezina

Geri çekilme, bir felakete dönüştü. Erken gelen kış, yiyecek eksikliği, Kazak süvarilerinin sürekli saldırıları ve dağılan disiplin Büyük Ordu’yu eritti. Kasım sonunda Berezina Nehri’nin geçilmesi sırasında binlerce asker ve sivil hayatını kaybetti. Rusya’ya giren askerlerin yalnızca küçük bir kısmı geri dönebildi. Napolyon, aralık başında ordusunu bırakarak Paris’e döndü.

Seferin sonuçları

Rusya’daki yenilgi, Napolyon’un yenilmez olmadığını bütün Avrupa’ya gösterdi. Prusya ve Avusturya, Rusya ve İngiltere’nin yanında yeniden savaşa girdi. 1813’teki Leipzig Savaşı’nda yenilen Napolyon, 1814’te tahttan çekilmek zorunda kaldı. Napolyon’u iktidara taşıyan Fransız Devrimi’nin dramatik günlerini Marie Antoinette yazımızda anlattık.

Hitler’in çıkaramadığı ders

1941’de Hitler de, Rusya’yı hızlı bir seferle yenebileceğine ve savaşın kış gelmeden biteceğine inanıyordu. Bu yüzden askerlerinin önemli bir kısmı için kışlık donanım hazırlanmadı. Alman orduları da Moskova önlerine kadar ilerledi, ancak Aralık 1941’de başlayan Sovyet karşı taarruzuyla geri püskürtüldü. Uçsuz bucaksız mesafeler, uzayan ikmal hatları, sert iklim ve geri çekilmeyi bir strateji olarak kullanan bir düşman, iki büyük ordunun da kaderini belirledi.

Kaynakça ve okuma önerileri

  1. Adam Zamoyski, 1812: Napoleon’s Fatal March on Moscow
  2. Dominic Lieven, Russia Against Napoleon

Okumaya devam

Diğer yazılar

Dünya Tarihi · Resmi Tarih ·

John Smith ve Pocahontas: Osmanlı Esirinden Jamestown’a

Kaptan John Smith kimdir? Uzun Savaş’ta Osmanlılara esir düşmesi, kaçışı, Jamestown kolonisi, Pocahontas efsanesinin gerçeği ve New England adının doğuşu.