Osman Gazi Kimdir? Aşiretten Devlete Osmanlı’nın Kurucusu
Osman Gazi kimdir? Beyliğe geçişi, Şeyh Edebali ve meşhur rüya, Bilecik’ten Bafeus’a fetihler, Bursa kuşatması ve sade kişiliğiyle Osmanlı’nın kurucusu.
Osman Gazi, Söğüt ve Domaniç çevresinde yaşayan bir Türkmen aşiretinin beyliğini, altı yüz yılı aşkın süre ayakta kalacak bir devletin çekirdeğine dönüştüren hükümdardır. Devlet, onun adıyla anılır: Osmanlı. Hayatına dair bilgilerin önemli bir kısmı, ölümünden yaklaşık bir buçuk asır sonra yazılan Osmanlı kroniklerinden gelir. Bu yüzden Osman Gazi’nin hikâyesinde tarihî olaylarla kuşaktan kuşağa aktarılan rivayetler iç içedir.
Beyliğe geçiş
Osmanlı geleneğine göre Osman, 1258 civarında Söğüt’te doğdu ve babası Ertuğrul Gazi’nin 1281’deki ölümünden sonra aşiretin başına geçti. Rivayete göre aşiretin ileri gelenleri, amcası Dündar Bey yerine genç Osman’ı bey seçti. Dündar Bey’le aralarındaki gerginlik uzun sürdü; kroniklere göre Dündar Bey, Osman’ın Bizans tekfurlarına karşı planladığı bir akına karşı çıktığı için öldürüldü. Aşiretin ait olduğu Kayı boyunu ayrı bir yazıda anlattık.
Şeyh Edebali ve rüya
Osman Gazi’nin hayatının en bilinen hikâyesi, Şeyh Edebali’yle ilgilidir. Osman, Eskişehir yakınlarındaki dergâhına sık sık gittiği bu saygın şeyhin kızı Bâlâ Hatun’la evlenmek istedi, ancak ilk başta olumlu cevap alamadı. Rivayete göre bir gece dergâhta kaldığı odada rafta duran Kur’an-ı Kerim’i görünce, saygısından sabaha kadar ayakta bekledi. O gece gördüğü rüyada, Edebali’nin göğsünden doğan bir ayın kendi göğsüne girdiğini ve göbeğinden yükselen büyük bir ağacın gölgesinin dünyayı kapladığını gördü. Şeyh Edebali bu rüyayı, Osman ve soyuna verilecek büyük bir saltanatın müjdesi olarak yorumladı ve kızını ona verdi. Kaynaklarda Osman Gazi’nin eşleri konusunda farklı bilgiler bulunur; yaygın görüşe göre Orhan Gazi’nin annesi Ömer Bey’in kızı Mal Hatun’dur.
Edebali’nin çevresindeki Ahîler ve dervişler, beyliğin ilk yıllarında Osman’ın en önemli destekçileri arasındaydı. Bu ilişkiyi Ahîler ve Fakılar yazımızda ele aldık.
Fetihten fetihe
Osman Gazi, Bizans’ın Anadolu’daki sınır bölgesinde, Sakarya vadisi çevresinde küçük tekfurluklara karşı akınlar düzenledi. Kroniklere göre Karacahisar, Bilecik, Yarhisar ve İnegöl, 13. yüzyılın son yıllarında Osmanlı’nın eline geçti. Bilecik’in alınmasıyla ilgili en bilinen rivayet, bir düğün sırasında tekfurun tuzağının önceden öğrenilmesi ve kalenin, kadın kılığına girmiş askerlerle ele geçirilmesidir.
Osman Gazi’nin tarihî açıdan en iyi belgelenen zaferi, 1302’de İzmit yakınlarında Bizans ordusunu yendiği Koyunhisar (Bafeus) Savaşı’dır. Bu savaş, Bizans kaynaklarında da geçer ve Osman’ın adını bölgedeki diğer uç beylerinin önüne taşıdı. Ardından Yenişehir merkez yapıldı ve Bursa çevresi kuşatılarak şehrin dış dünyayla bağlantısı kesildi.
Kişiliği
Kaynaklar Osman Gazi’yi sade yaşayan, cömert ve adaletli bir bey olarak anlatır. Rivayete göre öldüğünde geride çok az şahsi eşya bırakmıştı. Çevresinde Samsa Çavuş, Akçakoca, Konur Alp, Turgut Alp ve Abdurrahman Gazi gibi silah arkadaşları vardı; Rum asıllı Köse Mihal de onun yakın dostu ve yol arkadaşıydı. Bu çeşitlilik, beyliğin farklı toplulukları bir araya getirebilen esnek yapısını yansıtır.
Ölümü ve mirası
Osman Gazi 1320’lerin ortasında öldü. Ölümünün ardından oğlu Orhan Gazi Bursa’yı aldı ve babasını vasiyeti üzerine buraya, bugün Gümüşlü Kümbet olarak bilinen yere defnetti. Osman Gazi’nin kurduğu beylik, Anadolu’daki diğer beyliklerden çok daha küçüktü; ancak Bizans sınırındaki konumu ve gaza ruhuyla kısa sürede hepsini geride bıraktı. Hikâyenin devamını Orhan Gazi yazımızda, dönemin genel tablosunu ise Anadolu beylikleri yazımızda bulabilirsin.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Âşıkpaşazâde, Tevârîh-i Âl-i Osman
- Mehmet Fuad Köprülü, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu