Osmanlı Tarihi

Vankulu Lügati: Osmanlı Matbaasında Basılan İlk Kitabın Hikâyesi

Osmanlı matbaasında basılan ilk kitap neden bir sözlüktü? İbrahim Müteferrika, 1727 fermanı ve fetvası, Vankulu Lügati’nin baskısı ve teknik zorluklar.

Yazan: · · Güncellendi: · 3 dk okuma

1729’un başında İstanbul’da, Müslüman Osmanlılar tarafından kurulan ilk matbaada basılan ilk kitap okuyucuya sunuldu. Bu kitap bir tarih ya da edebiyat eseri değil, iki ciltlik bir sözlüktü: Vankulu Lügati. Bu tercih tesadüf değildi. Vankulu Lügati’nin ilk kitap olarak seçilmesi, dönemin hassasiyetlerini, teknik imkânlarını ve matbaanın kurucusu İbrahim Müteferrika’nın hedeflerini birlikte yansıtıyordu.

İbrahim Müteferrika ve matbaa

İbrahim Müteferrika, bugünkü Romanya’nın Kluj şehrinde doğmuş, genç yaşta Osmanlı topraklarına gelerek Müslüman olmuş ve devlet hizmetine girmiş bir aydındı. Lale Devri’nde Paris’e elçi olarak giden Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin oğlu Said Efendi ile birlikte matbaa kurma fikrini geliştirdi. 1726’da kaleme aldığı bir risalede matbaanın faydalarını anlattı. Lale Devri’nin bu yenilikçi ortamını ayrı bir yazıda ele aldık.

1727’de Sultan III. Ahmed matbaa kurulmasına izin veren fermanı çıkardı. Şeyhülislam Abdullah Efendi’nin fetvası da matbaanın caiz olduğunu bildirdi. Ancak izin bir şartla verildi: Kur’an-ı Kerim, hadis, tefsir ve fıkıh gibi dinî kitaplar basılmayacaktı. Böylece matbaa; sözlük, tarih, coğrafya ve bilim kitaplarına yöneldi.

İlklerin kitabı

Vankulu Lügati, Arap dilinin en ünlü sözlüklerinden biri olan Cevherî’nin “es-Sıhâh” adlı eserinin Türkçe çevirisidir. Çeviriyi, Van’da doğduğu için Vankulu ya da Vanî olarak anılan Mehmed Efendi, 16. yüzyılda yapmıştı. Eser, Arapça kelimelerin anlamlarını Türkçe olarak açıklıyordu ve medreselerde yaygın biçimde kullanılan bir başvuru kitabıydı. 1729’da basılan iki ciltlik bu sözlüğün bin nüsha civarında basıldığı kaydedilir.

Teknik mecburiyetler

Arap harfleriyle baskı yapmak, Latin harfleriyle baskıya göre çok daha zordu. Arap alfabesinde harfler kelimenin başında, ortasında ve sonunda farklı biçimler alır, birbirine bağlanarak yazılır. Bu yüzden tek bir harf için birçok farklı kalıp dökülmesi gerekiyordu. Müteferrika, hattatların el yazısına alışmış okuyucunun gözünü yormayacak, düzgün ve okunaklı harfler elde etmek için büyük bir emek harcadı. Bir sözlük, bu harflerin ve dizgi tekniğinin bütün zorluklarını sınamak için de uygun bir eserdi.

İlk kitap, alelade bir tercih değildi

İlk kitabın dinî olmayan ama din eğitimi alan ulema için de vazgeçilmez olan bir sözlük olması, matbaaya yönelik olası tepkileri yumuşatmanın akıllıca bir yoluydu. Medreselerde okuyan öğrenciler ve âlimler, el yazması nüshaları pahalı ve zor bulunan bu sözlüğe artık daha kolay ulaşabilecekti. Böylece matbaanın faydası, ilk eserle birlikte en çok ihtiyaç duyulan yerde gösterilmiş oldu.

Müteferrika matbaası, 1729 ile 1742 arasında on yedi eser bastı. Bunlar arasında Kâtip Çelebi’nin coğrafya kitabı Cihannüma, Amerika’nın keşfini anlatan Tarih-i Hind-i Garbi ve Osmanlı tarihine dair çeşitli eserler vardı. Müteferrika, kendi yazdığı ve devlet düzenini anlatan bir risaleyi de bastı.

Matbaa neden geç geldi?

İstanbul’da Yahudi, Ermeni ve Rum toplulukları, Müteferrika’dan çok önce kendi dillerinde kitap basıyordu. Müslüman Osmanlılar arasında matbaanın neden geç yaygınlaştığı uzun süredir tartışılır. Hattatların ve kitap çoğaltan esnafın itirazları, dinî hassasiyetler, Arap harfleriyle baskının zorluğu ve el yazması kitap kültürünün gücü bu tartışmada öne çıkan nedenlerdir. Bazı tarihçiler ise matbaanın geç gelmesinde, basılı kitaba yönelik talebin ve ekonomik koşulların belirleyici olduğunu vurgular. Matbaanın çok daha önce gelmesi durumunda neler olabileceğini Sultan Cem alternatif tarih yazımızda hayal ettik.

Bir sözlükten daha fazlası

Vankulu Lügati, yalnızca kelimelerin anlamlarını veren bir kitap değildi. Eser, örnek beyitleri, açıklamaları ve zengin içeriğiyle Arap dili ve kültürüne dair bir başvuru kaynağıydı. Osmanlı’da basılı kitap çağını başlatan bu sözlük, bugün de Türk matbaacılık tarihinin en değerli eserleri arasında sayılıyor.

Kaynakça ve okuma önerileri

  1. Orlin Sabev, İbrahim Müteferrika ya da İlk Osmanlı Matbaa Serüveni (1726-1746)
  2. Jale Baysal, Müteferrika’dan Birinci Meşrutiyete Kadar Osmanlı Türklerinin Bastıkları Kitaplar

Okumaya devam

Diğer yazılar

Osmanlı Tarihi · Resmi Tarih ·

İstanbul’un Fethi 1453: 53 Günlük Kuşatma Adım Adım

1453’te İstanbul nasıl fethedildi? Rumeli Hisarı, Orban’ın topu, gemilerin karadan Haliç’e indirilmesi ve 29 Mayıs sabahı: 53 günlük kuşatmanın kronolojisi.