Osmanlı Kudüs’ü Nasıl Yönetti? 400 Yılın Kısa Tarihi
Osmanlı Kudüs’ü 1516’dan 1917’ye nasıl yönetti? Kanuni’nin surları, Kubbetü’s-Sahra’nın çinileri, Hürrem’in aşevi, Statüko ve 1917’deki teslim.
Osmanlı Devleti Kudüs’ü yaklaşık dört yüz yıl yönetti: 1516’daki Yavuz Sultan Selim seferinden 1917’de şehrin İngilizlere teslim edilmesine kadar. Üç dinin kutsal saydığı bu şehirde Osmanlı yönetimi; surlar, su yapıları, vakıflar ve kutsal mekânlar üzerindeki hassas dengeyle iz bıraktı. Bugün Kudüs’ün eski şehrini çevreleyen surlar bile o dönemden kalmadır.
Yavuz’un seferi ve Kudüs’ün Osmanlı’ya geçişi
Yavuz Sultan Selim 1516’da Mercidabık’ta Memlükleri yendiğinde Suriye ve Filistin Osmanlı’ya açıldı. Kudüs bu seferin ardından savaşsız olarak Osmanlı yönetimine geçti. Şehir, Şam’a bağlı bir sancak olarak yönetildi; yüzyıllar boyunca nüfusu küçük ama dinî ve sembolik ağırlığı çok büyük bir merkez olarak kaldı.
Kanuni’nin surları
Kudüs’ün bugün gördüğümüz surları, Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1537–1541 yılları arasında inşa edildi. Yaklaşık dört kilometre uzunluğundaki bu surlarda Şam Kapısı ve Yafa Kapısı gibi anıtsal kapılar yer alır. Surlarla ilgili en bilinen anlatı, Sion Tepesi’ni dışarıda bıraktıkları için iki mimarın cezalandırıldığı ve Yafa Kapısı’nın yakınına gömüldüğüdür. Bu hikâye şehirde hâlâ anlatılır ama belgelerle doğrulanmış bir olay değil, bir efsane olarak kabul edilir. Kanuni aynı dönemde şehre su getiren tesisleri onarttı ve bugün de görülebilen sebiller yaptırdı.
Kubbetü’s-Sahra’nın mavi çinileri
Kubbetü’s-Sahra, Emeviler döneminde 7. yüzyılın sonunda yapılmış bir yapıdır; ancak dış cephesini kaplayan ünlü mavi çiniler Osmanlı dönemine aittir. Kanuni zamanında eskiyen dış mozaiklerin yerine çini kaplama yapıldı. Yapıya bugünkü görünümünü veren bu çiniler sonraki yüzyıllarda da onarılıp yenilendi.
Hürrem Sultan’ın aşevi
Hürrem Sultan’ın 1552’de Kudüs’te kurdurduğu vakıf, bir imaret, yani yoksullara yemek dağıtan bir aşevi içeriyordu. “Haseki Sultan İmareti” olarak bilinen bu kurum, yüzyıllar boyunca şehirde yemek dağıtmaya devam etti. Hürrem’in vakıflarını ve siyasi rolünü Hürrem Sultan videomuzda ayrıca anlattık.
Statüko ve kıpırdamayan merdiven
Kudüs’teki en zor yönetim meselesi, Hristiyan mezheplerinin Kutsal Kabir Kilisesi gibi mekânlar üzerindeki hak kavgalarıydı. Osmanlı yönetimi 18. yüzyılda bu hakları kayda geçirdi ve 1850’lerde fermanlarla yeniden teyit etti. “Statüko” denen bu düzen, hangi mezhebin hangi bölümü, hangi saatlerde kullanacağını belirler ve bugün de büyük ölçüde geçerlidir. Kilisenin cephesinde, bir pencerenin altında duran tahta merdiven bu düzenin sembolüdür: en az 18. yüzyıldan beri yerinden oynatılmadığı bilinir, çünkü onu kimin kaldırabileceği konusunda taraflar anlaşamaz.
Abdülhamid, Herzl ve Kayzer’in gediği
- yüzyılın sonunda Kudüs, büyük güçlerin ilgi alanına girdi. Siyonist hareketin kurucusu Theodor Herzl, 1901’de II. Abdülhamid’le görüştü ve Filistin’de Yahudi yerleşimi için imtiyaz istedi; padişah bu talebi kabul etmedi. Siyonizmin doğuşunu ayrı bir yazıda ele aldık. 1898’de Alman Kayzeri II. Wilhelm’in şehri ziyaretinde ise arabasının geçebilmesi için Yafa Kapısı’nın yanındaki surda bir geçit açıldı; bu açıklık bugün de kullanılır.
Son perde: 1917
Birinci Dünya Savaşı’nda Filistin cephesinde geri çekilen Osmanlı kuvvetleri Aralık 1917’de Kudüs’ten ayrıldı. 9 Aralık 1917’de şehrin belediye başkanı, bir hastaneden alınan beyaz bir çarşafla İngiliz askerlerine şehrin teslim olduğunu bildirdi. General Allenby iki gün sonra şehre yaya olarak girdi ve Osmanlı’nın dört yüzyıllık Kudüs yönetimi sona erdi. Sonrasında bölgede başlayan sürecin özetini İsrail-Filistin sorunu yazımızda bulabilirsin.
Geride kalanlar
Bugün Kudüs’ün eski şehrinde dolaşan biri Osmanlı’yı her adımda görür: Kanuni’nin surları ve kapıları, sebiller, Kubbetü’s-Sahra’nın çinileri ve hâlâ işleyen Statüko. Dört yüz yıllık yönetimin en kalıcı mirası, belki de çok dinli bir şehri bir arada tutmaya çalışan bu karmaşık düzendir.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Simon Sebag Montefiore, Kudüs: Bir Biyografi
- Amnon Cohen, Jewish Life under Islam: Jerusalem in the Sixteenth Century