Siyonizm Nedir? Herzl’den 1948’e İsrail’in Kuruluşu
Siyonizm nedir, nasıl doğdu? Avrupa’daki antisemitizm, Herzl ve Basel Kongresi, Balfour, İngiliz mandası, Deir Yasin, 1948’de İsrail’in kuruluşu ve Nakba.
Siyonizm, 19. yüzyılın sonunda Avrupa’da doğan ve Yahudiler için Filistin’de bir ulusal yurt kurmayı amaçlayan siyasi harekettir. Adını Kudüs’teki Siyon Tepesi’nden alır. Hareket, yaklaşık yarım yüzyıl içinde 1948’de İsrail Devleti’nin kuruluşuyla sonuçlandı. Bu süreç, Yahudiler için bir kurtuluş ve kavuşma hikâyesi olarak anlatılırken, Filistinliler için “Nakba”, yani felaketle sonuçlandı. Bu yazı, konuyu temel tarihleriyle ve iki tarafın deneyimini görmezden gelmeden özetlemeyi amaçlar.
Antisemitizm ve hareketin doğuşu
- yüzyılda Avrupa’da milliyetçilik yükselirken, Yahudilere yönelik düşmanlık da yeni biçimler aldı. Rusya’da 1881’den sonra yaşanan pogromlar, binlerce Yahudi’yi göçe zorladı. Bu dönemde bazı Yahudi düşünürler, Yahudilerin ancak kendi ülkelerinde güvende olabileceğini savunmaya başladı. 1880’lerde Filistin’e ilk Yahudi göç dalgaları ulaştı ve tarım kolonileri kuruldu.
Theodor Herzl ve Basel Kongresi
Siyonizmi siyasi bir harekete dönüştüren kişi, Viyanalı gazeteci Theodor Herzl’dir. Fransa’da bir Yahudi subayın haksız yere vatana ihanetle suçlandığı Dreyfus Davası, Herzl’i derinden etkiledi. 1896’da yayımladığı “Yahudi Devleti” adlı kitabında, Yahudi sorununun ancak bir Yahudi devletiyle çözülebileceğini savundu. 1897’de İsviçre’nin Basel kentinde toplanan Birinci Siyonist Kongresi, Filistin’de Yahudiler için kamu hukukuyla güvence altına alınmış bir yurt kurulmasını hedef olarak belirledi. Herzl, 1901’de bu amaçla II. Abdülhamid’le de görüştü, ancak padişah talebi kabul etmedi.
Balfour ve İngiliz mandası
Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere, 1917’deki Balfour Deklarasyonu’yla Filistin’de bir Yahudi ulusal yurdunun kurulmasını desteklediğini açıkladı. Savaştan sonra Filistin İngiliz mandasına bırakıldı. Manda döneminde Yahudi göçü arttı, toprak alımları yapıldı ve Yahudi topluluğu kendi kurumlarını oluşturdu. Arap halkı ise bu süreci kendi topraklarının elinden alınması olarak gördü; 1920’ler ve 1930’larda büyük çatışmalar yaşandı. Bu dönemin genel kronolojisini İsrail-Filistin sorunu yazımızda anlattık.
Holokost ve mandanın sonu
İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’nın altı milyon Yahudi’yi öldürdüğü Holokost, bir Yahudi devleti fikrine uluslararası desteği büyük ölçüde artırdı. Savaştan sonra Filistin’de İngiliz yönetimine karşı Yahudi silahlı örgütlerinin saldırıları yoğunlaştı. İngiltere meseleyi Birleşmiş Milletler’e taşıdı ve BM, 1947’de Filistin’in bir Yahudi ve bir Arap devleti olarak bölünmesini önerdi.
1948: Bir devletin kuruluşu ve Nakba
Bölünme kararının ardından Filistin’de iç savaş başladı. Nisan 1948’de Kudüs yakınlarındaki Deir Yasin köyünde Yahudi silahlı örgütlerinin düzenlediği saldırıda çok sayıda Arap sivil öldürüldü; bu olay, Filistinlilerin kitlesel göçünü hızlandıran olaylardan biri oldu. 14 Mayıs 1948’de David Ben-Gurion İsrail Devleti’nin kuruluşunu ilan etti. Ertesi gün komşu Arap devletlerinin orduları savaşa girdi. Savaşın sonunda İsrail, bölünme planında öngörülenden daha geniş bir alanı kontrol ediyordu; yaklaşık 700 bin Filistinli ise evlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
Bir devletin bedeli
İsrail’in kuruluşu, dünyanın dört bir yanından Yahudi göçünü hızlandırdı; 1950’de çıkarılan Geri Dönüş Yasası her Yahudi’ye İsrail vatandaşlığı hakkı tanıdı. Arap ülkelerinden de çok sayıda Yahudi İsrail’e göç etti. Filistinli mültecilerin geri dönüş meselesi ise bugüne kadar çözülemedi. Siyonizmin tarihi, bir halkın güvenlik ve yurt arayışının, bir başka halkın yurdunu kaybetmesiyle iç içe geçtiği trajik bir hikâyedir; bu yüzden bugün de en tartışmalı konulardan biri olmayı sürdürüyor. Osmanlı’nın bu süreçteki tutumunu Osmanlı Kudüs’ü yazımızda ele aldık.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Theodor Herzl, Yahudi Devleti (Der Judenstaat)
- Walter Laqueur, A History of Zionism
- Benny Morris, 1948: A History of the First Arab-Israeli War