Osmanlı Tarihi

İstanbul’un Fethi 1453: 53 Günlük Kuşatma Adım Adım

1453’te İstanbul nasıl fethedildi? Rumeli Hisarı, Orban’ın topu, gemilerin karadan Haliç’e indirilmesi ve 29 Mayıs sabahı: 53 günlük kuşatmanın kronolojisi.

Yazan: · · Güncellendi: · 3 dk okuma

İstanbul’un fethi, 6 Nisan 1453’te başlayıp 29 Mayıs 1453 sabahı sona eren 53 günlük bir kuşatmanın sonucudur. Henüz 21 yaşındaki II. Mehmed’in ordusu, son Bizans imparatoru XI. Konstantinos’un savunduğu şehri aldı; bin yılı aşkın bir imparatorluk sona erdi ve İstanbul Osmanlı’nın başkenti oldu. Bu yazıda kuşatmayı, dönemin tanıklarının anlattıklarına dayanarak adım adım izliyoruz ve kesin olanı efsaneden ayırmaya çalışıyoruz.

Kuşatmadan önce: Rumeli Hisarı ve Orban’ın topu

II. Mehmed’in ilk hamlesi Boğaz’ı kontrol altına almak oldu. 1452 baharında Anadolu Hisarı’nın tam karşısına Rumeli Hisarı’nı yaptırdı; kale birkaç ay içinde tamamlandı ve Karadeniz’den şehre gelecek yardımın yolu kesildi. Aynı dönemde Orban adlı bir top dökümcüsü, önce Bizans’a sunduğu hizmetini Osmanlı’ya teklif etti. Edirne’de dökülen dev top ve onunla birlikte hazırlanan toplar, Theodosius surlarını haftalarca dövecekti. Surların o güne kadar pek çok kuşatmaya dayanmış olması, topun bu savaştaki önemini daha da büyütür.

Şehrin içi: imparatorun gizli sayımı

Bizans’ın en büyük sorunu asker sayısıydı. İmparatorun yakın dostu Yorgios Sfrancis’in anlattığına göre, imparatorun emriyle yapılan gizli sayımda silah taşıyabilecek Rumların sayısı beş bini bile bulmuyordu; yabancılarla birlikte savunmacılar birkaç bin kişiydi. Cenevizli komutan Giovanni Giustiniani’nin getirdiği yaklaşık 700 asker, kara surlarının en kritik bölümüne yerleştirildi. Osmanlı ordusunun büyüklüğü ise kaynaklara göre çok değişir; çağdaş anlatılardaki yüz binli rakamlar abartılı kabul edilir. Kesin olan, iki taraf arasında büyük bir sayı ve teçhizat farkı bulunduğudur.

Kuşatma ve gemilerin karadan yürütülmesi

Kuşatma 6 Nisan’da başladı. Haliç’in girişi, iki yaka arasına gerilen kalın bir zincirle kapatılmıştı; Osmanlı donanması bu zinciri aşamıyordu. 20 Nisan’da birkaç Ceneviz gemisinin Osmanlı donanmasını yararak şehre ulaşması moralleri sarstı. İki gün sonra, 22 Nisan’da, II. Mehmed’in en ünlü hamlesi geldi: gemiler, yağlanmış kızaklar üzerinde Galata’nın arkasındaki tepelerden karadan çekilerek Haliç’e indirildi. Sayıları kaynaklarda farklı verilse de yetmiş civarında geminin bu yolla Haliç’e girdiği anlatılır. Böylece savunmacılar, zayıf olan Haliç surlarını da korumak zorunda kaldı ve zaten az olan güçlerini bölmek zorunda kaldılar.

Yerin altındaki savaş

Kuşatmanın daha az bilinen cephesi toprağın altındaydı. Osmanlı lağımcıları surların altına tüneller kazdı; savunma tarafında Johannes Grant adlı bir mühendis karşı tünellerle bu kazıları buldu ve çoğunu etkisiz hâle getirdi. Bu “yer altı savaşı” haftalarca sürdü ve kuşatmanın neden bu kadar uzadığını da açıklar.

29 Mayıs 1453

28 Mayıs gecesi iki tarafta da son hazırlıklar yapıldı. 29 Mayıs’ın erken saatlerinde başlayan genel hücum dalgalar hâlinde sürdü. Kara surlarını savunan Giustiniani’nin ağır yaralanıp savaş alanından çekilmesi savunmayı çözdü; Osmanlı askerleri surları aştı. XI. Konstantinos son çarpışmalarda öldü. II. Mehmed aynı gün şehre girdi ve Ayasofya’ya gitti; Ayasofya camiye çevrildi.

Efsane mi, gerçek mi?

Fethin etrafında güçlü anlatılar oluşmuştur. Dukas’ın aktardığı “açık unutulan Kerkoporta kapısı” hikâyesi bunlardan biridir; surlara ilk sancağı diken Ulubatlı Hasan anlatısı ise Türk hafızasının en sevilen sahnesidir. Her ikisinin de ayrıntıları kaynaklara göre değişir ve tarihçiler bu hikâyelere temkinle yaklaşır. Fethin kesin nedenleri ise daha nettir: Boğaz’ın kapatılması, topların gücü, Haliç’e inen donanma ve savunmanın sayıca yetersizliği.

Fetihten sonra

II. Mehmed şehri yeniden canlandırmak için farklı bölgelerden nüfus getirdi, Rum Ortodoks patrikliğini yeniden kurdurdu ve İstanbul’u imparatorluğun merkezi yaptı. Bu yüzden “Fatih” unvanıyla anıldı. Fatih’in hayatıyla ilgili tartışmalı soruları ise Fatih ve Fetih: 10 Soru 10 Cevap yazımızda ele aldık.

Kaynakça ve okuma önerileri

  1. Birincil: Nicolò Barbaro (kuşatma günlüğü), Yorgios Sfrancis (Chronicon Minus), Dukas, Kritovulos, Laonikos Halkokondilis, Tursun Bey (Tarih-i Ebü'l-Feth)
  2. Modern: Steven Runciman – Konstantinopolis Düştü (The Fall of Constantinople 1453); Halil İnalcık – Fatih Devri Üzerinde Tetkikler ve Vesikalar; Feridun Emecen – Fetih ve Kıyamet: 1453

Okumaya devam

Diğer yazılar