Türgişler Kimdir? Sulu Kağan ve Emevilere Karşı Türk Direnişi
Türgişler kimdir? On Ok birliğinden doğan Türgiş Kağanlığı, Baga Tarkan Üç Elig, Emevilere karşı savaşan Sulu Kağan, Kül Çor ve devletin Karluklara geçişi.
Türgişler, Batı Göktürk Kağanlığı’nın dağılmasından sonra Yedisu bölgesinde, Issık Göl ve İli vadisi çevresinde güçlenen bir Türk topluluğudur. 8. yüzyılın ilk yarısında kurdukları kağanlık, Orta Asya’ya ilerleyen Emevi ordularına karşı verdiği uzun mücadeleyle tanınır. Türgiş devleti yalnızca yetmiş yıl kadar yaşadı; ancak bu kısa süre, Orta Asya’nın kaderinin belirlendiği yıllara denk geldi.
Türgiş mi, Türkeş mi?
Topluluğun adı Göktürk yazıtlarında geçer ve genellikle “Türgiş” olarak okunur. Göktürk alfabesinde bazı ünlülerin yazılmaması nedeniyle farklı okumalar da önerilmiştir; bazı araştırmacılar adın “Türkeş” olarak okunması gerektiğini savunur. Çin kaynaklarında ise ad, Çince söyleyişe uygun bir biçimde kaydedilmiştir.
On Ok birliğinin bir kolu
Türgişler, Batı Göktürklerin “On Ok” adıyla bilinen on boylu birliğinin Dulu kanadına bağlıydı. 552’de kurulan Göktürk Kağanlığı’nın batı kanadını yöneten İstemi Yabgu döneminde Göktürk yönetimine girdiler. 7. yüzyılda Batı Göktürkler, Tang Çini’nin baskısı ve iç çekişmelerle zayıflayınca On Ok boyları arasında bir güç boşluğu doğdu. Göktürklerin tarihini Göktürk Devletleri yazımızda anlattık.
Bağımsızlık: Üç Elig ve Saqal
- yüzyılın sonunda Türgiş beyi Üç Elig, Batı Göktürk topraklarının büyük bölümünü denetimi altına aldı ve Suyab’ı merkez yaptı. Onun ölümünden sonra yerine geçen oğlu Saqal döneminde Türgişler, Kapgan Kağan yönetimindeki İkinci Göktürk Kağanlığı ile karşı karşıya geldi. 711’de Bolçu’da yapılan savaşta Göktürk ordusu Türgişleri yendi ve Türgiş kağanı hayatını kaybetti. Tonyukuk ve Kül Tigin yazıtları bu seferi anlatır.
Sulu Kağan dönemi
Göktürk baskısı azalınca, 710’ların sonunda Türgişlerin başına Sulu geçti. Sulu Kağan, Maveraünnehir’e ilerleyen Emevi ordularına karşı Soğd şehirleri ve yerel beylerle iş birliği yaptı. 724’te Fergana seferinden dönen Arap ordusu, Türgiş saldırıları altında ağır kayıplar verdi; Arap kaynakları bu felaketi “Susuzluk Günü” olarak anar. 731’de Semerkant yakınlarındaki dağ geçidinde yapılan savaşta ise iki taraf da büyük kayıplar verdi.
Araplar, savaşlardaki ısrarı ve saldırganlığı nedeniyle Sulu’ya “Ebû Müzâhim”, yani “sürekli saldıran” lakabını verdi. Sulu yalnızca bir savaşçı değil, usta bir diplomattı da: Tang Çini, Tibet ve Göktürklerle evlilik yoluyla bağlar kurdu. Ancak 737’de Toharistan’da Horasan valisi Esed bin Abdullah’a yenildikten kısa süre sonra, kendi beylerinden Kül Çor tarafından öldürüldü.
Kül Çor ve dağılış
Sulu’nun ölümünden sonra Türgişler, “Sarı Türgişler” ve “Kara Türgişler” adlı iki gruba bölünerek iç savaşa sürüklendi. Kül Çor bir süre öne çıktı; ancak 739’da Horasan valisi Nasr bin Seyyar tarafından esir alınarak öldürüldü. Tang Çini de Türgiş iç savaşına müdahale etti. 766’da Karluklar Yedisu’yu ele geçirdi ve Türgiş devleti sona erdi.
Türgiş sikkeleri ve miras
Türgişler, ortası delik Çin sikkelerine benzeyen ve üzerinde Soğdca yazılar bulunan bronz sikkeler bastırdı. Bu sikkeler, devletin İpek Yolu ticaretindeki yerini gösterir. Emevilere karşı yaklaşık çeyrek yüzyıl süren direniş, Arapların Orta Asya’daki ilerleyişini önemli ölçüde yavaşlattı. Türklerin İslam’la tanışması, bu çatışmaların ardından gelen dönemde, ticaret ve kültür yoluyla daha barışçıl biçimde gerçekleşti.
Bu konu kanalımızda bölümler hâlinde de yayımlandı: 1. bölüm ve 2. bölüm.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Hamilton A. R. Gibb, The Arab Conquests in Central Asia
- Ahmet Taşağıl, Gök-Türkler