Hazarlar Kimdir? Museviliği Seçen Türk Kağanlığının Hikâyesi
Hazarlar kimdir? Göktürk mirasından doğan Hazar Kağanlığı, Bizans ittifakı, Arap savaşları, Museviliğin kabulü, İtil’in yıkılışı ve Aşkenaz kökeni tartışması.
Hazarlar, 7. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar Kuzey Kafkasya’dan Volga’ya, Kırım’dan Hazar Denizi kıyılarına uzanan geniş bir bölgede hüküm süren Türk kağanlığıdır. Bizans ile İslam dünyası arasındaki dengede önemli bir rol oynadılar ve Doğu Avrupa’nın ticaret yollarını denetlediler. Hazarları Türk tarihinde benzersiz kılan özellik ise yönetici sınıflarının Museviliği kabul etmesidir.
Kuruluş
Hazarlar, Batı Göktürk Kağanlığı’nın 7. yüzyılın ortasında dağılmasının ardından bağımsız bir güç olarak ortaya çıktı. Hazar hükümdar ailesinin Göktürk hanedanı Aşina soyundan geldiği ileri sürülmüştür. Kısa sürede Kuzey Kafkasya’daki Bulgar topluluklarını yenerek bölgenin hâkimi oldular. Bulgarların bir kısmı batıya, Tuna boylarına; bir kısmı ise kuzeye, Volga’ya göç etti. Göktürklerin tarihini Göktürk Devletleri yazımızda anlattık.
Bizans’ın müttefiki
Hazarlar, Bizans’ın en önemli müttefiklerinden biri oldu. 627’de Bizans İmparatoru Herakleios ile Hazar kuvvetleri, Sasanilere karşı birlikte Tiflis’i kuşattı. İki devlet arasındaki yakınlık evliliklerle de pekişti: İmparator V. Konstantinos, Hazar prensesi Çiçek ile evlendi; bu evlilikten doğan IV. Leon, tarihe “Hazar Leon” lakabıyla geçti.
Araplarla savaşlar
- ve 8. yüzyıllarda Hazarlar, Kafkasya’nın kuzeyine ilerlemeye çalışan Arap ordularıyla uzun savaşlar yaptı. 737’de Emevi komutanı Mervan bin Muhammed’in büyük seferi sırasında Hazar kağanının bir süreliğine İslam’ı kabul ettiği rivayet edilir. Ancak Araplar kalıcı bir hâkimiyet kuramadı ve iki taraf arasındaki sınır Derbent çevresinde sabitlendi. Pek çok tarihçiye göre Hazarlar, bu direnişleriyle Arapların Doğu Avrupa’ya Kafkasya üzerinden ilerlemesini engelledi.
Güçlü bir ticaret devleti
Hazar devletinin başında, kutsal kabul edilen ve törenlerde görünen bir kağan ile asıl yönetimi elinde tutan bir bek bulunuyordu. Başkent İtil, Volga deltasında kurulmuş büyük bir ticaret merkeziydi. Hazarlar, Volga ve Don üzerinden geçen ticaretten vergi alıyor, kuzeydeki pek çok topluluktan haraç topluyordu. 9. yüzyılda Don kıyısında, Bizanslı ustaların yardımıyla Sarkel Kalesi inşa edildi.
Museviliğin kabulü
- yüzyılın sonunda ya da 9. yüzyılın başında Hazar yönetici sınıfı Museviliği kabul etti. 10. yüzyılda Endülüslü Yahudi devlet adamı Hasday bin Şaprut ile Hazar hükümdarı Yusuf arasında geçtiği kabul edilen yazışmalar, bu dönüşümün hikâyesini anlatır. Ancak Hazar ülkesi dinî açıdan çoğulcuydu: Arap tarihçi Mesudi’ye göre İtil’de Müslümanlar, Hristiyanlar, Museviler ve putperestler için ayrı yargıçlar görev yapıyordu.
Yıkılış
- yüzyılda Hazarların gücü azaldı. Peçenekler ve Oğuzlar bozkırda baskı kurarken, kuzeyde yükselen Kiev Rus Knezliği Hazar topraklarına göz dikti. 965 civarında Kiev Knezi Svyatoslav Sarkel’i aldı ve kısa süre sonra İtil yağmalandı. Hazarlar bundan sonra bazı bölgelerde bir süre daha varlığını sürdürse de, 11. yüzyılda tarih sahnesinden çekildi. Bölgenin diğer Türk topluluklarını Peçenek Boyu yazımızda ve Avarlar yazımızda anlattık.
Aşkenaz kökeni tartışması
Hazarlar, 20. yüzyılda yeni bir tartışmanın konusu oldu. Arthur Koestler’in 1976’da yayımlanan “On Üçüncü Kabile” kitabı, Doğu Avrupa Yahudilerinin, yani Aşkenazların büyük ölçüde Hazarlardan geldiğini ileri sürdü. Ancak tarihçilerin ve genetik araştırmacıların büyük çoğunluğu bu görüşü kanıtlanmamış ya da yanlış kabul eder. Hazarların asıl mirası, farklı dinlerin ve toplulukların bir arada yaşadığı çok kültürlü bir bozkır devleti olmalarıdır.
Bu konu kanalımızda bölümler hâlinde de yayımlandı: 1. bölüm ve 2. bölüm.
Kaynakça ve okuma önerileri
- D. M. Dunlop, The History of the Jewish Khazars
- Peter B. Golden, An Introduction to the History of the Turkic Peoples