Yenikale: Kerç Boğazı’ndaki Osmanlı Kalesinin Hikâyesi
Yenikale nerede ve neden yapıldı? Azak’ın kaybından sonra Kerç Boğazı’nda kurulan Osmanlı kalesi, garnizonu, 1771 Rus işgali ve Küçük Kaynarca’yla gelen son.
Yenikale, Kırım’ın doğu ucunda, Karadeniz’i Azak Denizi’ne bağlayan Kerç Boğazı’nın kıyısında Osmanlı Devleti tarafından 18. yüzyılın başında inşa edilen bir kaledir. Rusya’nın Azak Denizi’nden Karadeniz’e çıkışını engellemek amacıyla yapılan kale, yaklaşık yetmiş yıl boyunca Osmanlı’nın kuzeydeki en önemli savunma noktalarından biri oldu. Bugün ise harabe hâlindeki surlarıyla, yerel halkın anlattığı hikâyelerde “hayalet kale” olarak yaşıyor.
Kerç Boğazı: Üç bin yıllık bir geçit
Yenikale’nin bulunduğu bölge, tarih boyunca stratejik önemini korudu. MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Miletli koloniciler burada Pantikapaion kentini kurdu; bu kent daha sonra Kimmer Bosporos Krallığı’nın merkezi oldu. Ünlü Pontus kralı VI. Mithridates’in hayatı da burada sona erdi. Bizans döneminde Bosporos olarak anılan şehir, 6. yüzyılın sonunda Göktürklerin de dahil olduğu bozkır güçlerinin mücadele alanına girdi. Orta Çağ’da Cenevizliler bölgede ticaret kolonileri kurdu. 1475’te Osmanlı, Kırım’ın güney kıyılarını ele geçirerek Karadeniz’i adeta bir iç deniz hâline getirdi. Pontus Krallığı’nın hikâyesini Pontus yazımızda anlattık.
Azak’ın kaybı ve yeni bir kale
- yüzyılın sonunda Rusya, Karadeniz’e inmeyi temel hedeflerinden biri hâline getirdi. 1696’da Rus Çarı I. Petro, Don Nehri’nin ağzındaki Osmanlı kalesi Azak’ı ele geçirdi. Böylece Rus donanmasının Azak Denizi’nden Karadeniz’e çıkma ihtimali doğdu. Osmanlı Devleti buna karşı, Azak Denizi’nin Karadeniz’e açılan tek kapısı olan Kerç Boğazı’na güçlü bir kale yapmaya karar verdi. 18. yüzyılın ilk yıllarında, III. Ahmed döneminde tamamlanan kaleye “Yeni Kale” adı verildi.
Küçük bir şehir gibi
Yenikale, yalnızca bir sur yapısı değildi. İçinde cami, hamam, cephanelik, kışla ve depolar bulunan, kendi başına küçük bir şehir gibiydi. Kalede Osmanlı askerlerinin yanı sıra Kırım Hanlığı’na bağlı Tatar askerleri de görev yapıyordu. Topları boğazı kontrol ediyor, Azak Denizi’ne girip çıkan gemiler sıkı biçimde denetleniyordu. Kale, Kırım’daki Osmanlı varlığının ve Osmanlı-Kırım Hanlığı iş birliğinin önemli bir sembolüydü.
1771: Rus işgali
1768’de başlayan Osmanlı-Rus savaşı, Kırım için felaketle sonuçlandı. 1771’de Rus ordusu Kırım’ı işgal etti; Yenikale’deki garnizon kaleyi terk ederek Karadeniz’in güney kıyısına, Sinop’a çekildi. 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Kerç ve Yenikale Rusya’ya bırakıldı ve Kırım Hanlığı Osmanlı’dan ayrılarak “bağımsız” ilan edildi. Dokuz yıl sonra, 1783’te Kırım tamamen Rusya’ya katıldı. Bu dönemin İstanbul’daki yankılarını Ocaklı yazımızda anlattık.
“Hayalet kale”
Rus yönetimi döneminde Yenikale bir süre kullanıldı, ancak zamanla önemini kaybetti ve terk edildi. Surlarının bir kısmı bugün hâlâ ayakta. Yerel anlatılarda, ay ışıklı gecelerde surlarda nöbet tutan askerlerin gölgelerinin göründüğü söylenir. Bu hikâyeler, kalenin geçmişine duyulan merakın ve bölgenin çok katmanlı tarihinin bir yansımasıdır.
Neden önemli?
Yenikale’nin hikâyesi, Osmanlı Devleti’nin 18. yüzyılda Karadeniz’deki hâkimiyetini korumak için verdiği mücadelenin sembolüdür. Kale, Rusya’nın güneye ilerleyişini yaklaşık yetmiş yıl geciktirmeyi başardı; ancak Osmanlı’nın askerî ve ekonomik gücündeki zayıflama, sonunda Kırım’ın ve Karadeniz’in kuzeyinin kaybedilmesine yol açtı. Bu kayıp, Osmanlı tarihinin en derin kırılmalarından biri olarak kabul edilir.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Alan W. Fisher, The Crimean Tatars