Hititler Kimdir? Bin Tanrılı Halkın Hattuşa’dan Kadeş’e Hikâyesi
Hititler kimdir? Hattilerden devralınan miras, Hattuşa, Babil seferi, Kadeş Savaşı ve barış antlaşması, Hitit sanatı ve imparatorluğun çöküşü.
Hititler, M.Ö. 2. binyılda Orta Anadolu’da kurdukları devletle Mısır ve Babil gibi dönemin büyük güçleriyle yarışan bir imparatorluk yarattılar. Başkentleri Hattuşa, bugünkü Çorum’un Boğazkale ilçesindedir. Hititler, Anadolu’da yazılı belgeleriyle tarihini bize kendi dilinden anlatan ilk büyük devlettir. Kadeş Antlaşması, Yazılıkaya kabartmaları ve devlet arşivleriyle bıraktıkları miras, bugün de Anadolu tarihinin temel taşlarından biridir.
Hattiler
Hititlerden önce Orta Anadolu’da Hattiler yaşıyordu. Hattiler, bilinen hiçbir dil ailesine bağlanamayan bir dil konuşuyordu. Hititler bu topraklara yerleştiklerinde Hattilerin pek çok tanrısını, törenini ve yer adını benimsedi; ülkenin adı olan “Hatti” de onlardan kaldı. Ankara’nın simgelerinden biri olan ve halk arasında “Hitit güneşi” diye bilinen figür de aslında Hititlerden önceki döneme, Alacahöyük’teki erken Tunç Çağı mezarlarına aittir.
Hititler tarih sahnesinde
Hititler, Hint-Avrupa dil ailesine mensup bir dil konuşuyordu. Kendi dillerine, Kayseri yakınlarındaki Neşa şehrinden dolayı “Nesili” diyorlardı. Asurlu tüccarların bıraktığı Kültepe tabletleri, bu dönemin Anadolu’suna dair ilk bilgileri verir; bu tabletleri Asurlular yazımızda anlattık. M.Ö. 17. yüzyılda Kral I. Hattuşili, Hattuşa’yı başkent yaptı. Halefi I. Murşili, Halep’i aldı ve M.Ö. 1595 civarında Babil’e kadar ilerleyerek şehri yağmaladı. Bu sefer, Hammurabi’nin kurduğu hanedanın sonunu getirdi.
Orta Krallık dönemi
Murşili’nin bir suikastla öldürülmesinin ardından devlet uzun bir taht kavgaları dönemine girdi. Kral Telipinu, tahta geçişi düzenleyen bir ferman çıkararak bu karışıklığa son vermeye çalıştı. Bu dönemde Hititler, kuzeydeki Kaşkaların akınlarıyla ve güneydoğudaki Hurri-Mitanni Krallığı’nın yükselişiyle zor yıllar geçirdi.
İmparatorluk ve II. Muvatalli
M.Ö. 14. yüzyılda I. Şuppiluliuma, Mitanni’yi yenerek Suriye’nin büyük bölümünü Hitit egemenliğine kattı. Hititler artık Mısır’ın en büyük rakibiydi. II. Muvatalli döneminde bu rekabet, M.Ö. 1274’te Suriye’deki Kadeş’te, Firavun II. Ramses’in ordusuyla yapılan büyük savaşa dönüştü. Savaşın kesin bir galibi olmadı; iki taraf da zafer kazandığını ilan etti.
Muvatalli’nin kardeşi III. Hattuşili, M.Ö. 1259 civarında II. Ramses ile Kadeş Antlaşması’nı imzaladı. Bilinen en eski yazılı barış antlaşmalarından biri olan bu metnin, Hattuşa’da bulunan ve dönemin diplomasi dili Akadca ile yazılmış nüshası İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ndedir; bir kopyası ise New York’taki Birleşmiş Milletler binasında sergilenir. Bu dönemde Kraliçe Puduhepa’nın diplomatik yazışmaları da Hitit tarihinin en dikkat çekici belgeleri arasındadır. Hititlerin batıdaki komşularını Ahhiyawa ve Luviler yazılarımızda ele aldık.
Hitit uygarlığı ve sanat
Hititler kendilerini “bin tanrılı Hatti ülkesi” olarak tanımlardı; fethettikleri toprakların tanrılarını da kendi tanrılar dünyalarına katarlardı. Hattuşa yakınlarındaki Yazılıkaya açık hava tapınağında, tanrı ve tanrıçaların kayalara oyulmuş uzun bir alay hâlinde tasvir edildiği kabartmalar bulunur. Hattuşa’nın Aslanlı Kapı’sı ve Sfenksli Kapı’sı, Hitit mimarisinin en bilinen eserleridir. Hitit kanunları, birçok suç için ölüm cezası yerine tazminat öngörmesiyle dikkat çeker.
Hattuşa’da bulunan binlerce çivi yazılı tablet, Hitit devletinin arşivini oluşturur. Hititçe, 1915’te Çek dilbilimci Bedřich Hrozný tarafından çözüldü ve bir Hint-Avrupa dili olduğu anlaşıldı. Hattuşa, 1986’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.
Hitit İmparatorluğu’nun yıkılışı
M.Ö. 1200 civarında Doğu Akdeniz’de büyük bir çöküş yaşandı. Kıtlık, iç çekişmeler, Kaşka akınları ve “Deniz Kavimleri” olarak anılan toplulukların hareketleri, Hitit İmparatorluğu’nun sonunu getirdi. Hattuşa terk edildi ve yakıldı. Ancak Hitit mirası tamamen yok olmadı: Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Suriye’de kurulan Geç Hitit şehir devletleri, bu geleneği birkaç yüzyıl daha yaşattı.
Bu konu kanalımızda bölümler hâlinde de yayımlandı: 1. bölüm ve 2. bölüm.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Ekrem Akurgal, Anadolu Uygarlıkları
- Trevor Bryce, The Kingdom of the Hittites