Asurlular Kimdir? Kültepe Tabletlerinden Ninova’nın Düşüşüne
Asurlular kimdir? Aşur şehrinden doğan imparatorluk, Kültepe’deki ticaret kolonileri ve Anadolu’nun ilk yazılı belgeleri, büyük krallar ve Ninova’nın düşüşü.
Asurlular, bugünkü Kuzey Irak’ta, Dicle Nehri kıyısındaki Aşur şehri ve çevresinde ortaya çıkan Sami kökenli bir halktır. Küçük bir şehir devleti olarak başlayan Asur, yaklaşık bin beş yüz yıllık tarihi boyunca önce büyük bir ticaret gücüne, ardından Yakın Doğu’nun en büyük imparatorluklarından birine dönüştü. Asurluların Anadolu tarihindeki yeri ise çok özeldir: Anadolu’da yazının kullanıldığı ilk belgeler, Asurlu tüccarlar sayesinde ortaya çıktı.
Aşur şehrinden doğan bir güç
Asur’un merkezi, bugün Irak’ta Kalat Şerkat adıyla bilinen yerdeki Aşur şehriydi. Şehir, adını baş tanrıları Aşur’dan alıyordu. Asurlular, Mezopotamya’nın ortak dili olan Akadcanın bir lehçesini konuşur ve çivi yazısını kullanırdı. Kuzey Mezopotamya’nın verimli toprakları ve ticaret yolları üzerindeki konumu, Asur’un erken dönemde zenginleşmesini sağladı.
Kültepe ve Anadolu’nun ilk yazılı belgeleri
M.Ö. 20. yüzyıl ile 18. yüzyıl arasında Asurlu tüccarlar, Anadolu’da “karum” adı verilen ticaret kolonileri kurdu. Bunların en önemlisi, Kayseri yakınlarındaki Kültepe’de bulunan Kaniş şehrindeydi. Tüccarlar, eşeklerden oluşan kervanlarla Aşur’dan Anadolu’ya kalay ve kumaş getiriyor, karşılığında gümüş ve altın götürüyordu.
Kültepe’de bulunan on binlerce kil tablet, bu ticaretin bütün ayrıntılarını bize anlatır. Mektuplar, sözleşmeler, borç senetleri ve aile yazışmaları içeren bu tabletler, Anadolu’nun bilinen en eski yazılı belgeleridir. Tabletler, Anadolu’nun yerli halklarına ve bu dönemde Anadolu’da güçlenmeye başlayan Hititlerin atalarına dair de önemli bilgiler içerir. Kültepe’nin bulunduğu bölgenin sonraki tarihini Kapadokya yazımızda anlattık.
Orta Asur dönemi
M.Ö. 2. binyılın ortasında Asur, bir süre Hurri-Mitanni Krallığı’nın egemenliği altında kaldı. Mitanni’nin Hititler karşısında zayıflaması üzerine Asur yeniden güçlendi ve bölgenin büyük güçlerinden biri hâline geldi. M.Ö. 13. yüzyılda Asur kralları, Hititlerle Kuzey Suriye ve Yukarı Fırat bölgesinin denetimi için mücadele etti. Hititlerin tarihini Hitit Uygarlığı yazımızda bulabilirsin.
Büyük imparatorluk
M.Ö. 9. yüzyıldan itibaren Asur, tarihinin en güçlü dönemine girdi. II. Asurnasirpal, III. Salmanasar, III. Tiglat-Pileser ve II. Sargon gibi krallar, Mezopotamya’dan Akdeniz kıyılarına, Doğu Anadolu’dan Mısır sınırına kadar uzanan geniş bir imparatorluk kurdu. Asur ordusu, demir silahları, kuşatma makineleri ve düzenli birlikleriyle döneminin en güçlü ordusuydu. Asur kralları, fethettikleri toprakların halklarını imparatorluğun farklı bölgelerine sürgün etme politikası da uyguladı.
Asurlular, Anadolu’da da etkili oldu. Doğu Anadolu’daki Urartu Krallığı ile uzun süre rekabet ettiler. II. Sargon’un kayıtlarında, Frig kralı Midas’ın “Muşkili Mita” adıyla geçmesi, Asur ile Anadolu krallıkları arasındaki ilişkilerin önemli bir örneğidir. Midas’ın krallığını Frigler yazımızda anlattık.
Ninova’nın kütüphanesi
Asur’un son büyük kralı Asurbanipal, başkent Ninova’da büyük bir kütüphane kurdu. Bu kütüphanede bulunan binlerce tablet arasında, dünyanın bilinen en eski destanlarından Gılgamış Destanı’nın en kapsamlı nüshası da vardı. Ninova kütüphanesi, Mezopotamya’nın bilim, din ve edebiyat mirasının bugüne ulaşmasını sağladı.
Ninova’nın düşüşü
Asurbanipal’in ölümünden sonra imparatorluk, iç karışıklıklar ve isyanlarla hızla zayıfladı. M.Ö. 612’de Med ve Babil orduları Ninova’yı kuşatarak yıktı. Asur ordusunun son direnişi de birkaç yıl sonra Harran’da kırıldı. Böylece yüzyıllarca Yakın Doğu’ya hükmeden Asur İmparatorluğu tarihe karıştı. Asur’u yıkan güçlerden biri olan Medleri ayrı bir yazıda anlattık.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Tahsin Özgüç, Kültepe-Kaniş/Neşa
- Amélie Kuhrt, The Ancient Near East c. 3000–330 BC