Türkiye Selçukluları: Süleyman Şah’tan Kösedağ’a 250 Yıl
Türkiye Selçukluları: İznik’te kuruluş, Haçlılar ve Konya, Miryokefalon, Alaeddin Keykubad’ın altın çağı, kervansaraylar, Kösedağ yenilgisi ve Moğol hâkimiyeti.
Türkiye Selçuklu Devleti, ya da yaygın adıyla Anadolu Selçuklu Devleti, 11. yüzyılın sonunda kurulan ve yaklaşık iki buçuk yüzyıl boyunca Anadolu’nun en güçlü devleti olan Türk devletidir. Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’ya yerleşen Türkmenleri bir siyasi çatı altında topladı; şehirler, kervansaraylar ve medreselerle Anadolu’yu bir Türk-İslam ülkesine dönüştürdü. 1243’teki Kösedağ yenilgisiyle Moğol hâkimiyetine girdi ve 14. yüzyılın başında tarihten silindi.
Kuruluş: İznik’ten Konya’ya
Devletin kurucusu, Selçuklu hanedanının bir kolundan gelen Kutalmışoğlu Süleyman Şah’tır. Süleyman Şah, Malazgirt’ten sonra Anadolu’da hızla ilerledi ve 1070’lerin ortasında İznik’i merkez edindi. Ancak 1097’de Birinci Haçlı Seferi’nin orduları İznik’i aldı. Süleyman Şah’ın oğlu I. Kılıç Arslan, başkenti Konya’ya taşıdı. Konya, bundan sonra devletin başkenti ve Anadolu’nun en önemli kültür merkezlerinden biri oldu.
Haçlılar ve Miryokefalon
- yüzyıl, Türkiye Selçuklularının Haçlılarla, Bizans’la ve Anadolu’daki diğer Türk beylikleriyle mücadele ettiği bir dönemdi. 1176’da II. Kılıç Arslan, Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’un ordusunu Miryokefalon’da büyük bir yenilgiye uğrattı. Bu zafer, Bizans’ın Anadolu’yu geri alma umutlarının sonu oldu ve Anadolu’nun bir Türk yurdu olduğunu kesinleştirdi. Bu dönemde Danişmentliler gibi rakip beylikler de Selçuklulara katıldı.
Denizlere açılış
- yüzyılın başında Selçuklular denizlere ulaştı. I. Gıyaseddin Keyhüsrev 1207’de Akdeniz kıyısındaki Antalya’yı, I. İzzeddin Keykavus 1214’te Karadeniz’deki Sinop’u aldı. Böylece Anadolu’nun kuzeyi ile güneyi arasındaki ticaret yolları Selçukluların denetimine girdi.
Alaeddin Keykubad’ın altın çağı
I. Alaeddin Keykubad dönemi (1220–1237), devletin en parlak dönemidir. Alaiye, yani bugünkü Alanya alınarak bir deniz üssüne dönüştürüldü; Beyşehir Gölü kıyısında Kubadabad Sarayı yapıldı. 1230’da Yassıçemen’de Harezmşah Celaleddin’in ordusu yenildi. Bu dönemde ticaret yolları üzerinde yapılan kervansaraylar, Selçuklu Anadolu’sunun zenginliğinin simgesidir. Aksaray yakınlarındaki Sultanhanı, bunların en görkemlilerinden biridir.
Kültür ve şehirler
Selçuklu döneminde Anadolu şehirleri camiler, medreseler, darüşşifalar ve kervansaraylarla donatıldı. Konya’daki Karatay Medresesi ve İnce Minareli Medrese, Sivas ve Kayseri’deki yapılar bu mirasın örnekleridir. Mevlânâ Celâleddin Rûmî’nin Konya’da yaşaması, şehri İslam dünyasının önemli düşünce merkezlerinden biri hâline getirdi.
Babai İsyanı ve Kösedağ
1237’de Alaeddin Keykubad’ın ölümünden sonra devlet hızla zayıfladı. II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde patlak veren Babai İsyanı, Türkmenlerin yönetime duyduğu öfkeyi gösterdi. Bu isyanın hikâyesini Kargın Boyu yazımızda ele aldık. 1243’te Kösedağ’da Moğol ordusuna karşı alınan ağır yenilgi, devletin bağımsızlığını kaybetmesine yol açtı. Selçuklular bundan sonra İlhanlıların hâkimiyeti altında varlığını sürdürdü.
Çöküş ve miras
Moğol hâkimiyeti döneminde merkezi otorite zayıfladı; Anadolu’nun farklı bölgelerinde yeni Türkmen beylikleri ortaya çıktı. Türkiye Selçuklu Devleti 14. yüzyılın başında tamamen sona erdi. Bu beyliklerden biri, Söğüt ve Domaniç çevresinde ortaya çıkan Osmanlı Beyliği’ydi. Selçukluların Anadolu’ya kazandırdığı şehir hayatı, kurumlar ve mimari, Osmanlı medeniyetinin de temelini oluşturdu. Selçukluların kökenini Kınık Boyu yazımızda, Anadolu’ya gelişin ilk adımlarını da şu yazıda bulabilirsin.
Kaynakça ve okuma önerileri
- Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye
- Claude Cahen, Osmanlılardan Önce Anadolu